Memleket

Memleket

Şairlerin, yazarların ve özellikle gurbette yaşayanların özlemini dile getirdiği binlerce sözler vardır. Memleket deyince akla gelen ilk sözler belki de Ahmet Kutsi Tecer'in bilinen şiiridir.

Orda bir köy var uzakta

O köy bizim köyümüzdür.

Gezmesek de, tozmasak da

O köy bizim köyümüzdür.

Bir de memleket deyince Karadeniz yöresinin mis kokan şiiri vardır!

Özlenmez mi hiç. Hamsi kokar, ter kokar, özlenir buram buram can kokar.

En çok bilinen ve okunan şiirlerden biri ise Cahit Sıtkı Tarancı’ya ait;

Memleket İsterim

Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun;

Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.

Memleket isterim.

Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun.

Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.

İşte benim memleketimde üzerine şiirler, destanlar ve hikayeler yazılacak bir memleket.
Sözlerime gönlümden çıkan sıcak, samimi ve bir o kadar gerçek duygularımla devam etmek istiyorum.
İnsan doğduğu yeri özlemez mi?

Ben özlüyorum.

Ata toprağı özlenmez mi hiç?

Ben çok özlüyorum..

Öyle bir memleket ki doğasıyla, havasıyla, suyuyla, toprağıyla, tarihiyle, yerin üstü ve hatta yerin altı ile özlenesi bir memleket.
Kapadokya güzel atlar ülkesi..

Milyonlarca yılda ateşin, suyun ve rüzgarın şekillendirdiği topraklarıyla hem eşsiz bir tabiat harikası hem de bölgede egemen olan uygarlıkların bıraktığı zengin tarihi eserleri ile ülkemizin en önemli kültürel mirasları arasında bulunur.
Sizlerinde yaşadığınızı düşündüğüm bir gerçek üzerine dikkat çekmek isterim. İlk defa karşı karşıya geldiğiniz bir hemşerinizle muhabbetinizde öncelikle yüzünüzde sıcak bir gülümseme ile birlikte neresindensin, kimlerdensin gibi sorularla heyecanlanırız ve ısrarla merak ederiz. Lakin bu süre dakikalarla sınırlıysa anlamını yitirir.
Aslında tam olarak bahsetmek istediğim bir şey var. Altını çize çize söylemek istediğim bir şey var. O da ısrar..
Eğer siz memleketi sevdiğinizi düşünüyorsanız ve buna inanıyorsanız; havasıyla, toprağıyla, doğasıyla ve tarihiyle sevmelisiniz.
Sevmelisiniz tabii ki. En çok da insanını sevmelisiniz.
Burada insanı çıkarırsak hiçbir anlamı kalmaz. Tıpkı şu an bulunduğunuz ortamda ya da yaşadığınız şehirde bomboş sokakları düşünün. Bomboş binaları düşünün. Bomboş toprakları düşünün ve hayal edin. Ne anlam ifade edebilir ki. Toprağa, havaya, doğaya can veren; bizim nefesimiz, bizim varlığımız, bizim düşüncelerimiz yani bizim insanlığımızdır. Memleketini seviyorsan insanını sevmelisin.
Sevmelisin ki insan yaşasın, doğa yaşasın, toprak canlansın. Gelin hep birlikte ısrar edelim. Ne kaybedebiliriz ki..
Sözlerime Cahit Zarifoğlu'na ait anlamlı dizelerle son vermek istiyorum.
İnsan sevmeli:
Bazen bir insanı,
Yahut bir ağacı,
Ya da kanadı kırık bir kuşu...
Zaten sevmezse insan
İnsan mı olur?

Benimle İletişim Kurmak için